20 Aralık 2012 Perşembe

Sükünet içinde sukut

Sukünet
Kelime anlamı olarak durgunluk, sâkin olmak ve hareketsizlik anlamlarına geliyor. Buradaki manası ise sema dairesinde bulunan sayısız yıldız ve galaksilerin çok büyük ve azametli olmalarına karşın, ALLAH’ın irade ve kudreti karşısında gayet itaatkar ve sukünet içinde olmalarına kinayedir. Yani güneş büyüklüğüne güvenip haddini aşarak ALLAH’ın kudretine karşı asi olamaz demektir.
Sükünet içinde sukut ise, sema dairesinin ALLAH’ın kudreti karşısında tam ve mutlak bir itaat içinde olmalarını ifade eden teyitli(onaylı) ve te’kitli(kuvvetleştirme) bir ifade ve bir ıstılahtır.
İnsandan başka kainatta her şey tam bir itaat ve mükemmel bir vazife içindedirler. İnsanın itaat etmemesi de imtihan gereğidir. Yoksa ALLAH insanı da diğer mahlukat gibi itaatkar kılabilirdi. Her şeyin itaatkar olmasına en büyük delil her şeyin mükemmel bir ahenk ve uyum içinde intizama dahil olmasıdır.
Bugünkü fen ilimleri eşyanın vazife ve uyumunu çok açık bir şekilde izah ve ispat ediyor.
Öyle ki güneş büyüklüğüne güvenip asilik edemezken, karınca küçüklüğüne güvenip gizlenemiyor.
Her şeyin tedbir ve dizgini ALLAH’ın elindedir.
Özet olarak, her şey ALLAH’ın sonsuz kudreti karşısında mutlak sükûnet içinde bir sukuttadır, yani itaat içindedir.

insicam ve intizam

Nasıl sema dairesindeki yıldızlar,
görünüşte rastgele dağıtılmış bilyeler gibi dururken, altlarında fennin beyanı ile mükemmel bir insicam(düzgünlük) ve intizam(tertib, düzen, düzgünlük ve nizam üzere olmak) hükmediyor.
Aynı şekilde insanlığın karmaşık gibi duran toplumsal ve sosyal yapısında da aynı insicam ve intizam hükmediyor.
Burada şirkin vekili insanların karma karışık vaziyetini görüp iştaha gelerek, "acaba burada şirke bir yer ve kapı bulabilir miyim" diyerek, insan türüne şirk namına sahiplenmek istiyor. Halbuki insan türü ve insanların toplumsal yapısı da bugün fen ilimlerinin incelediği muazzam bir sanat ve mükemmel bir şaheserdir.
Mesela, İstanbul’da taksim meydanında sel gibi akan adamlara yüksek bir yerden bakan adam; bütün bu insanlar, karışık ve düzensiz bir şekilde hareket ediyorlar zanneder. Zahirde o sel gibi düzensiz hareket eden insanlarda bir insicam ve ahenk görünmüyor, ama her bir adamı çevirip nereye gidiyorsun diye sorduğumuzda, hepsinin bir amaç ve gayeye yönelik yürüdüğünü anlarız. Ve karmaşık duran yürümelerin altında insanlar adedince maksat ve gayelerin olduğuna hükmederiz ve o sel gibi akışın o maksatların üzerinde ince bir zar olduğunu anlarız. O akımın maksatlı ve planlı olduğunu görürüz.
İnsanlık da dünya meydanında yürürken, karmaşık gibi durabilirler, ama asla maksatsız ve gayesiz yaratılmamışlardır.
Öyle ise ALLAH sadece bitki, hayvan ve küreler üzerinde hükümran değil,
insanların karmaşık gibi duran sosyal olaylarında da hükümrandır.
Yığınları tesadüfe ve tabiata vermek insan açısından biraz daha kolay olduğu için, şeytan bu damarı çok işletiyor.

lumiere571.blogspot.com
latahzeninnallahemeana.wordpress.com

19 Aralık 2012 Çarşamba

yolcu

" İnsan, yaşayış vaziyetince,
bir dağdan kopup sel içine düşen
veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir.
Evet, hayat apartmanı yıkılıyor.
Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor.
Zaman da sel dolaplarını sür'atle çalıştırıyor.
Dünya gemisi de, sür'atle giderken
(Bulutların geçişi gibi geçip gider." Neml Sûresi: 27:88).
âyetini okuyor.
imansız bir nazarla bakılınca ortaya çıkan insan hali
hayat, zamanla dünyadan, sevdiklerimizden ve bizi bağlayan şeylerden koparan bir manzara arzetmektedir.
yüksek bir mahiyette yaratılmışken zamanla manen sükut eder gibi bir duruma düşmekteyiz.

Ancak, ALLAH'ın bir kulu olarak kendimizi kabul ettiğimiz, yani iman gözlüğüyle baktığımız zaman, manzara tamamen değişiyor. kopup ayrılan değil, tam tersine kavuşan, sükut eden değil, tam tersine yükselen ve yücelen bir varlık olarak kendimizi göreceğiz

Zira insan şu dünya zindanından cennet bahçesine gitmek üzere hareket eden şerefli bir yolcudur.
lumiere571.blogspot.com
latahzeninnallahemeana.wordpress.com

18 Aralık 2012 Salı

şeytan üfler, vehim buharlaşır, nefis harekete geçer, insan mücadele eder

Vehim
Kelime olarak müphem ve mânasız korku, belirsiz fikir ve düşünce anlamlarına geliyor.
Aynı zamanda cüz'i ve ince mânaların anlaşılmasına yarayan bir idrak kuvveti.
Günümüzün tabiri ile asılsız ve mesnetsiz kuruntu demektir.
Vehim, akıl ve iradenin terbiyesine girmeyen ve insanı sürekli taciz eden bir duygudur.
İnsan bu duygu sayesinde fikren ve manen teyakkuzda durur ve terakki eder. Bu duygunun esiri olmamak kaydı ile insana faydalıdır. Akıl ve kalp itminan bulsa da bu vehim kuvveti kolay kolay teslim-i silah etmez.
Ancak ilimde ve imanda yüksek makam sahibi zatlar bu duyguyu teslim-i silaha mecbur ediyorlar.
Şek ve şüphe, insan kalbinin bir tasdiki bir onayı olduğu için hüküm ifade eder. Yani insan şek ve şüpheyi bizzat kendi üretir, kendi kabul eder. Bu noktadan vehim ile şek arasında hüküm bakımından bir bağlantı, bir irtibat yoktur.
Vehim, istem dışı olarak her insanda teyakkuz için takılmış nefis ve şehvet gibi bir cihazdır. Nasıl nefis mücadele için bir düşman olarak insana musallat edilmiş ise vehim de insanı tahkik ve ilim noktasından teşvik için takılmış hükümsüz bir cihazdır.
Şeytan ise, insandaki bu cihazları işleten ve teşvike çalışan harici bir düşmandır.
Yani şeytan üfler, vehim buharlaşır, nefis harekete geçer, insan da bu mekanizma ile mücadele eder,
sistem bu şekilde işliyor.
Akıl ise, bu olan bitenleri idrak ve anlamakta ve kalbe kuvvet vermekte çalışan bir alettir.
Yani akıl bu mekanizma içinde her şeyi anlamak ve idrak etmekte vazifeli nötr bir cihazdır. Akıl, hayra da çalışır şerre de çalışır. Nerde kullanılırsa oranın silahı olur, bu insanın iradesine taalluk eden bir noktadır.

şeytanın örümcek ağı

İnsan bu kaynak ve nasıllığı bilirse, o zan ve vesveselerin şerrinden emin olur
Hayal, kalpten gelen manalara bir elbise dikerken her zaman mananın anatomisine uygun olanı değil, bazen zıt olan elbiseleri de dikebiliyor. Mesela mana güzel ve temiz ise elbise ve semboller pis ve çirkin olabiliyor. Ama temiz ve pak olan manalar o elbise ve sembollerin içinden yara almadan veya bulaşmadan geçebilir. İşte o geçme anında vesveseli adam geçmek ile bulaşmayı ya da temas ile giyinmeyi bir birine karıştırıp acaba kalbim bozulmuş mu ki diye endişe edip o pis ve çirkin sembolleri kendi kalbinin sözleri ve manaları zannediyor. Şeytan şu zannı kullanarak o kişiyi sürekli taciz ediyor ve onu yorarak güzel düşünce ve amellerden uzaklaştırmaya çalışıyor. Öyle ise o kötü kuruntu ve vesveselerin kaynağı ve nerden geldiği bilinirse, şeytanın örümcek ağı hükmünde olan plan ve hilesi deşifre olur.

boş eve hırsız girmez

Vesveseden Nasıl Kurtulabilirim?

Vesvesenin hiç bir zararı yoktur. Şeytanın en zaif silahıdır. Her Müslümana vesvese gelir. Vesvesenin gelmesi imanın sağlamlığındandır. Dini hayatı çok yaşayanlar daha çok vesveselere maruz kalırlar. Zira vesvesenin hedefinde, nefret ettirme yatmaktadır. Şeytan, kişiyi ümitsizliğe düşürmeyi gaye edinmektedir.

Vesveseye ehemmiyet vermemek lazımdır. Zira o çirkin şeyler bizim kalbimizden çıkmıyor, şeytan onları kalbimize atıyor. Bizim kalbimizden çıkmadığının delili ise kalbimizin üzülmesidir. Hem istemeyecek ve hem de vesvese atacaktır, böyle bir şey mümkün değildir. Kaldı ki, vesvese bir cezayı gerektirmez, çünkü hayalidir. Yani hayalimizde meydana gelen şeylerdir.

Mesela, siz hayalinizde bir üniversiteyi bitirseniz ve sonra üniversite yönetimize gidip diploma isteseniz verirler mi? Veya hayalinizde cumhurbaşkanına sövseniz, cezayı gerektirir mi? Elbette ki, hayır. Aynen öyle de hayalimize gelen o pis şeyler, bir suç teşkil etmez, zira gerçek değildir. Tıpkı ateşin aynadaki görüntüsünün insanı yakmaması ve yine yılanın aynadaki görüntüsünün insanı ısırmaması gibi.

tek tek dert edinmek yerine, tahkiki iman'la tamamını imha et

İnsanın içinde bulunduğu ümitsizlikten, vesveseden, şeytanın ve nefsin esirliğinden kurtulmasının yolu nedir?

"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir." (Zümer, 39/53)

"Ey mü'minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan ALLAH'a tevbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz." (Nûr, 24/31)

Yukarıda verdiğimiz her iki ayet de, insanı yeisten, yani ümitsizlik hastalığından men ediyor. İnsan her şeyde aşırılıktan kaçınıp, sırat-ı müstakim olan vasat dairesinde hareket etmesi gerekir. Rahmete aşırı güvenip, amel ve takvayı terk etmek, nasıl sapkınlık ise; aynı şekilde ALLAH’ın rahmetinden ümit kesmek de aynı derecede sapkınlıktır. Bu sebeple hangi cürmü ve günahı işlemiş de olsak, ALLAH’ın rahmetinden ümidimizi kesmemeliyiz.


"Son nefesini vermedikçe ALLAH, kulun tevbesini kabul eder. "hadis

"İnsanoğlunun herbiri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tevbekâr olanlarıdır."hadis


ALLAH insanları günah işlemeye müsait ve kusur yapmaya uygun bir fıtratla yaratmıştır.
Bu yüzden tövbe ve pişmanlık kapısını da açık tutmuştur.

İnsan yanılıp günaha girse ya da kusur etse, bunu imha edip yeni ve temiz bir sayfa açma fırsatını ALLAH kullarına bahşetmiştir.


"Kim bir kusur etse ardından sevap işlesin, zira o sevap o kusuru temizler."


Yani günahların silgisi sevaplardır, samimi tövbe ve pişmanlıktır. Nefsimiz ne kadar günah ve kusurda inat ediyorsa, biz de tövbe ve nedamette o kadar ısrar ve sebat içinde olmalıyız.
Ola ki bir tövbe ve nedamet bizim kurtuluşumuz olabilir.

İnsanın amelleri hayatına yerleştirmesi ve devamlı kılabilmesi, bazen uzun ve zorlu bir mücadele isteyebilir. Günahlardan kurtulmanın en önemli ve tesirli yolu; tahkiki bir imanı ve marifeti kazanmaktır.

Birinci dikkat edeceğimiz husus ise;
imanı kuvvetlendirecek ortam ve sohbetlerde bulunmaktır. Ve marifette ve imanda inkişaf ettirecek Risale-i Nurlar ile çok meşgul olmalıyız. Tahkiki iman; bütün manevi hastalık ve sorunların reçetesi hükmündedir. Bu yüzden bütün sorunları tek tek dert edinmek yerine, tahkiki iman üzerinde yoğunlaşıp o sorunların tamamını imha etmeliyiz. Yani bütün manevi hastalıkların tek panzehiri; sağlam ve tahkiki imanı elde etmektir.
lumiere571.blogspot.com
latahzeninnallahemeana.wordpress.com